68
Anılarına, gecikmiş olarak
Çitlenbik ağaçlarının çatalında,ufku tarıyorduk
Akıllı çocuklardık,uslu olmayan yüreklerimizdi
O günler,ıslak yollarda kızlar güzeldi,uzaktı
Bir soruya dönüşen hayat,durmadan durulmadan
Karanlık kapılar önünde daraltırdı zamanı
Kavruk kuyuları beklerdik tutmak için fırtınayı.

Sorular yordam olup akardı,Sorgularda yol
Vurulurduk kan duvarlarında,saydam köpükler olurduk
Deşilen topraktık,kanatsız uçardık kalabalıklarla
Dağları alırdık koynumuza,sevginin ve umudun dağlarını
O günler alacakaranlıkta,güneşe aşk döşerdik
Oralarda dinerdi ağrımız,sevda beslerdik.

Büyük ağaçlara bakardık,kararmış çınarlarda
Ulu gölgeler arardık,çatlamış yağız atlarla
Bize kayalar söktüren alaz,nasıl yandı,nerde söndü
Bilmiyorduk doğrusu,o eski çağlayanın suyunda
Akan yolcular mıydık,hangi handa konaklayacaktık
Hangi rüzgarla sarmaş dolaş,hangi ormanın kuytusunda.

Beyzade sofralarında hiç olmadık,çünkü oralardan
Gelecek bütün selleri durdurmak,bütün şimşekleri
Ve ölü güvercinleri vişne dallarıyla kucaklamak
Yeni bir oğul yaratmak için bütün kovanlardaydık
O vakitler ya hiç uyumazdık ay ışığında yorgun
Ya da kuşlarla kızlar kanat çırparlardı dünyamızda.

Yakut yüklü gemilerin gencecik tayfalarıydık
Yüksünmeden taşırdık kırların sarısıcak sancısını
Varoşların bıçkın sümbüllerini toplardık tek tek
Şebnem doluydu silahlar,kardelen kalplerde
Öyle yakardık ateşleri,öyle tutardık meydanları
Bir vardiyadan ötekine çiğdemle koşardık.

İşgal ve umut,inanç ve karmaşa,sonra tel örgü
Doruklar yanarken çıkardık suların kaynağından
Sabit kalemle yazılmış mısralar olduk yarınlara
Pusularda can olduk,odalarda sürgün,dağıldık
Ama biz olduk alıcı kuşları okşarken tanrılar bile
Birkaç yangın saç telinde,ateşle harla doğduk.

Düşlüyorum şimdi bir kızın buğulu gözüyle
Düşlerinin izi dudağında kalmış gençliğimizi
Onmayan yaraları kanatıyorum durmadan
Ne kadar çoktuk zındanlarda,üç ağaçlarda
Yalnız,sıcak,özgür ve ölüme yetenekli
Ve verdikçe bıkmadan veren,azla yetinen
Ve merhaba dedirten,ülkenin arlı geleceğine.

Şimdi onaylıyorum hepsini birer birer yeniden
Yaşayıp yaşamadıklarımızı,çekip çekmediklerimizi
Ve kimbilir nerede nasıl,çekip çekeceklerimizi.

Abdullah Nefes
Aralık 1999.Ank.