12 Eylül 1980 En Kanlı Darbe


-------------------------------------------------------------------


ANAYASA GEÇİCİ MADDE 15 :

12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.


Bu geçici madde Eylül 2010'da kaldırıldı ancak yargıç karşısına çıkan kimse yok. Darbecilerini yargılamayan tek ülkeyiz.

2 Eylüle Hazırlık: 27 Aralık 1979 T.S.K.'nın uyarı mektubu

27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, kendisinin ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülend Ulusu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'un imzalarını taşıyan ve ülkede yaşanan siyasi ve sosyal çalkantılar karşısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşünü içeren bir uyarı mektubunu, ön yazısı ile Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e sundu.

Başta siyasi partiler olmak üzere tüm kamuoyu, mektubu, 2 Ocak 1980 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde Cüneyt Arcayürek'in haberiyle öğrendi.

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, 1 Ocak 1980 tarihinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı'nı Çankaya Köşkü'ne davet ederek görüştü.

2 Ocak 1980 tarihinde, Başbakan ve Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit'i Çankaya Köşküne birlikte davet eden Cumhurbaşkanı Korutürk, iki lidere, kendisine sunulan "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Görüşü" başlıklı uyarı mektubunun suretini verdi.

Cumhurbaşkanı Korutürk, aynı gün Millet Meclisi Başkanı Cahit Karakaş, Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil, Cumhuriyet Senatosu Milli Birlik Grubu Başkanı Fahri Özdilek, Cumhuriyet Senatosu Kontenjan Grubu Başkanı Zeyyat Baykara ile Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Cumhuriyetçi Güven Partisi Genel Başkanı Turhan Feyzioğlu ve Demokratik Parti Genel Başkan Vekili Faruk Sükan'a da mektubun birer örneğini gönderdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in,
27 Aralık 1979 tarihli Uyarı Mektubu'nun ön yazısı şöyle:


" Sayın Cumhurbaşkanım,
Ülkemizin içinde bulunduğu ortamda Devletimizin bekası, milli birliğin sağlanması, halkın mal ve can güvenliğinin temini için; anarşi, terör ve bölücülüğe karşı parlamenter demokratik rejim içerisinde anayasal kuruluşların ve özellikle siyasi partilerin, Atatürkçü milli bir görüşle müştereken tedbirler ve çareler aramaları kaçınılmaz bir zorunluk olarak görülmektedir.

Milli Güvenlik Kurulunun muhtelif toplantılarında bu konuda alınan kararların muhalefete mensup siyasi partilerin kısır tutum ve davranışları yüzünden olumlu sonuçlara götürülemediği yüksek malumlarıdır.

Kuvvet Komutanları ile beraber yaptığım son gezilerimde Ordu ve Kolordu Komutam seviyesindeki general ve amirallerle görüşmelerimde milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde süratle bir sonuca ulaşabilmek için gerekli tedbirlerin müştereken tespiti amacı ile tüm anayasal kuruluşlar ve siyasi partilerin bir kere daha uyarılması bütün komutanlarca müştereken dile getirildi.

Bu karar ışığında Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşlerini, Milli Güvenlik Kurulu Başkanı olarak zatıalilerine sunuyorum.

Gereğini yüksek takdirlerine arz ederim.

Saygılarımla. "

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Görüşü Ülkemizin içinde bulunduğu son derece önemli siyasi, ekonomik ve sosyal ortamda her geçen gün hızını biraz daha artıran anarşi, terör ve bölücülüğe karşı milli birlik ve beraberliğin sağlanabilmesi için; Türk Silahlı Kuvvetleri, ülke yönetiminde etkili ve sorumlu anayasal kuruluşları ve özellikle siyasi partileri göreve davet etmek mecburiyetinde kalmıştır.

Kahramanmaraş olaylarınn yıldönümünde henüz ilk ve orta-öğretim çağındaki evlatlarımızın örgütlü eylemciler tarafından zorla sürüklendikleri anarşik olaylar ibretle müşahade edilmektedir.

Anayasamızın getirdiği geniş hürriyetleri kötüye kullanarak İstiklal Marşımız yerine komünist enternasyonali söyleyenlere, şeriat düzeni davetçilerine, demokratik rejim yerine her türlü faşizmi getirmek isteyenlere, anarşiye, yıkıcılığa ve bölücülüğe milletimizin tahammülü kalmamıştır.

İktidar olan siyasi partilerin bütün devlet kademelerini kendi siyasi görüşleri doğrultusunda hareket edecek kişilerle doldurması, kamu görevlilerinin ve vatandaşların bölünmesini zorunlu hale getirmektedir. Siyasi partilerce yaratılan bu bölünme giderek anarşi ve bölücülüğü destekleyen iç kaynakların şekillenmesine, himayesine; polis, öğretmen ve diğer birçok kuruluşların birbirine düşman kamplara ayrılmalarına  neden olmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri; ülkemizin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarına bir çözüm getiremeyen, anarşi ve bölücülüğün ülke bütünlüğünü tehdit eden boyutlara varmasını önleyemeyen, bölücü ve yıkıcı guruplara tavizler veren ve kısır siyasi çekişmeler nedeni ile uzlaşmaz tutumlarım sürdüren siyasi partileri uyarmaya karar vermiştir.

Bölgemizdeki gelişmeler Ortadoğu'da her an sıcak bir çatışmaya dönüşebilecek durumdadır. İçte anarşist ve bölücüler yurt sathında genel bir ayaklanmanın provalarını yapmaktadırlar.

Ülkede birlik ve beraberliğin, vatandaşın can ve mal güvenliğinin süratle sağlanabilmesi için gerekli kısa ve uzun vadeli tedbirlerin Yüce Meclislerimizde en kısa zamanda kararlaştırılması bugünkü ortam içinde hayati bir önem taşımaktadır.

Diğer yandan Meclislerin açılışından birbuçuk ay sonra komisyonların ancak teşkil edilebilmesi ve ülkenin acilen çözüm bekleyen konuların müzakere için bugüne kadar müşterek bir gündemin saptanamaması üzüntü ile izlenmektedir.

Atatürk milliyetçiliğinden alınan ilham ve hızla vatandaşlarımızı kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde milli şuur ve ülküler etrafında toplamanın; iç barış ve huzurun sağlanmasında temel unsur olduğu apaçık bir gerçektir. Ülkenin içinde bulunduğu bu durumdan bir an evvel kurtulması hükümetler kadar diğer siyasi partilerimizin de görevleri arasındadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri; İç Hizmet Yasası ile kendisine verilen görev ve sorumluluğun idraki içinde ülkemizin bugünkü hayati sorunları karşısında siyasi partilerimizin bir an önce milli menfaatlerimizi ön plana alarak, Anayasamızın ilkeleri doğrultusunda ve Atatürkçü bir görüşle bir araya gelerek anarşi, terör ve bölücülük gibi Devleti çökertmeye yönelik her türlü hareketlere karşı bütün önlemleri müştereken almalarını ve diğer anayasal kuruluşların da bu yönde yardımcı olmalarını ısrarla istemektedir. 

12 Eylül'ün İlk Bildirisi : 12 Eylül 1980 tarihinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, "Emir ve komuta zinciri içinde ve emirle" ülke yönetimine el koydu.

Yasama ve yürütme yetkilerini kullanacak bir Milli Güvenlik Konseyi kuruldu. Konsey, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşuyordu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığı'nın yanı sıra Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi.

12 Eylül 1980 Cuma günü saat 03.59'da Türkiye radyoları (TRT) İstiklal Marşı'nın çalınmasıyla birlikte yayına geçti.
Daha sonra anons yapılmadan Harbiye Marşı çalındı. Marşın bitiminde Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzasıyla yayınlanan Milli Güvenlik Konseyi'nin bir numaralı bildirisi okunmaya başlandı. Bu bildiriyi 5 bildiri daha izledi.

Türkiye yeni bir döneme giriyordu... Milli Güvenlik Konseyi'nin 1 Numaralı bildirisi şöyle:

Yüce Türk Milleti;
Büyük Atatürk'ün bize emanet ettiği ülkesi ve milletiyle bu bütün olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son yıllarda, izlediğiniz gibi dış ve iç düşmanların tahriki ile, varlığına, rejimine ve bağımsızlığına yönelik fikri ve fiziki haince saldırılar içindedir.

Devlet, başlıca organlarıyla işlemez duruma getirilmiş, anayasal kuruluşlar tezat veya suskunluğa bürünmüş,
siyasi partiler kısır çekişmeler ve uzlaşmaz tutumlarıyla devleti kurtaracak birlik ve beraberliği sağlayamamışlar ve lüzumlu tedbirleri almamışlardır. Böylece yıkıcı ve bölücü mihraklar faaliyetlerini alabildiğine arttırmışlar ve vatandaşların can ve mal güvenliği tehlikeye düşürülmüştür.

Atatürkçülük yerine irticai ve diğer sapık ideolojik fikirler üretilerek, sistemli bir şekilde ve haince, ilkokullardan üniversitelere kadar eğitim kuruluşları, idare sistemi, yargı organları, iç güvenlik teşkilatı, işçi kuruluşları, siyasi partiler ve nihayet yurdumuzun en masum köşelerindeki yurttaşlarımız dahi saldırı ve baskı altında tutularak bölünme ve iç harbin eşiğine getirilmişlerdir. Kısaca devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştür.

Aziz Türk Milleti:
İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.

Girişilen harekatın amacı, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmaktır.

Parlamento ve Hükümet feshedilmiştir.
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştır.
Bütün yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir.
Yurt dışına çıkışlar yasaklanmıştır.

Vatandaşların can ve mal güvenliğini süratle sağlamak bakımından saat 05'den itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı konulmuştur.

Bu kollama ve koruma harekatı hakkında teferruatlı açıklama bugün saat 13.00'deki Türkiye Radyoları ve Televizyonun haber bülteninde tarafımdan yapılacaktır.

Vatandaşların sükunet içinde radyo ve televizyonları başında yayınlanacak bildirileri izlemelerini ve bunlara tam uymalarını ve bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerine güvenmelerini beklerim.
Parti Liderlerine Tebliğ: (12 Eylül 1980)
12 Eylül bildirisinin radyoda okunduğu saatlerde (04.00), parti liderlerine, "geçici süreyle ikamet edecekleri" yerler tebliğ ediliyordu. 

Tebliğde, Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit'in Gelibolu-Hamzakoy, Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in İzmir-Uzunada'da "geçici süreyle ikamet edecekleri" belirtiliyordu.

Türkeş dışındaki parti genel başkanları, tebliğden hemen sonra evlerinden alınarak Etimesgut Askeri Havaalanına getirildiler. Ecevit ve Demirel, önce uçakla İstanbul'a, daha sonra helikopterle Çanakkale'ye, Erbakan ise uçakla İzmir'e götürüldüler. 

Nazmiye Demirel ile Rahşan Ecevit de eşleriyle birlikte Hamzakoy'a gittiler.

MHP Genel Başkanı Türkeş ise, evinde bulunamamıştı. Milli Güvenlik Konseyi, 13 Eylül'de yayınladığı bir bildiri ile Türkeş'in teslim olmaması halinde suçlu duruma düşeceğini bildirdi. Bu bildiriden sonra Türkeş, 14 Eylül sabahı Ankara Merkez Komutanlığı'na teslim oldu. Türkeş, aynı gün Uzunada'ya gönderildi.

Erbakan ve Türkeş'in "geçici süreyle ikametleri" 9 Ekim 1980, Demirel ve Ecevit'in de 11 Ekim 1980 tarihlerine kadar sürdü.

Erbakan ve Türkeş, Ankara'ya getirildikten sonra Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca gözetim altına alındı.

Parti genel başkanlarına tebliğ edilen yazı şöyle:

Yapılan bütün uyarılara rağmen, siyasi partilerin takındıkları uzlaşmaz tutum ve aşırı uçlara sempati gösterilmesi veya destek sağlanması; anarşi, terör ve bölücülüğü büyük boyutlara ulaştırarak ülkemizi parçalanma noktasına getirmiştir. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek Devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmak maksadıyla, İç Hizmet Yasasının kendisine tevdi ettiği Cumhuriyeti kollama ve koruma yetkisine dayanarak yüce Türk Milleti adına ülke yönetimine el koymuştur.

Parlamento ve Hükümet feshedilmiş, siyasi faaliyetler durdurulmuştur.

Parlamento üyeliği sıfatınız kaldırılmıştır. Hiçbir konuda beyanat vermeye yetkiniz yoktur.

Can güvenliğiniz Türk Silahlı Kuvvetlerinin teminatı altındadır. Bu maksatla, emniyet içinde evinizden havaalanına götürülecek, oradan uçakla (Hamzakoy/Gelibolu'ya) (Uzunada/İzmir) (*) gideceksiniz. Arzu ettiğiniz takdirde ailenizi de yanınızda götürebilirsiniz. Geçici bir süre ikamet edeceğiniz adres aşağıdadır. Bir saat içinde hazırlanıp harekete hazır olduğunuzu güvenliğiniz için gelen subaya bildiriniz. Talimatı getiren subayın ikazlarına uyunuz. 

Bu talimat ile belirtilenler dışındaki her türlü tutum ve davranışınız suçtur.

Rica ederim.
 

Kenan EVREN

Orgeneral
Genelkurmay ve
Milli Güvenlik Konseyi Başkanı
 

(*) Demirel ve Ecevit'e verilen metinde adres Hamzakoy/Gelibolu olarak gösterilirken,
Erbakan'a verilen metinde adres Uzunada/İzmir idi.
TÜRKEŞ İÇİN YAYINLANAN BİLDİRİ...
(13 Eylül 1980)

Milli Güvenlik Konseyi, 13 Eylül'de yayınladığı 13 numaralı bildiriyle MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in, teslim olmadığı takdirde suçlu durumuna düşeceğini açıkladı. 

Türkeş, 14 Eylül sabahı, Ankara Merkez Komutanlığı'nı arayarak, "Gaziosmanpaşa semtinde bir evde olduğunu, teslim olmak istediğini" belirtti. Türkeş, aynı gün Uzunada'ya götürüldü.

Konsey Bildirisi şöyle:

1. Milli Güvenlik Konseyi Başkanının 12 Eylül 1980 günü Türkiye Radyo ve Televizyonlarında yaptıkları konuşmada belirttikleri gibi dört siyasi parti liderinin emniyetlerinin Silahlı Kuvvetler güvencesi altında tutulmak amacıyla geçici bir süre için belirli bir yerlerde ikametleri istenmiştir. 

2. Bu çağrıya üç parti liderinin uymasına rağmen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in uymayarak evinden uzaklaştığı, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın bildirileri ile de en yakın Garnizon Komutanlığına müracaat ederek yukarıdaki bildiri doğrultusunda hareket etmesi istenmesine rağmen, şu ana kadar buna da icabet etmediği görülmüştür. 

3. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 14 Eylül 1980 günü saat 13.00'e kadar en yakın Garnizon Komutanlığına müracaat etmediği takdirde kendisinin Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı bildirilerine ve Milli Güvenlik Konseyi emirlerine uymadığından dolayı suçlu duruma düşeceği açıklanır. 

Kenan Evren

12 Eylül Günü yayınlanan Diğer Bildiriler (2-9 sayılı bildiriler)

MGK'NIN 2 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)


İlk bildiriden sonra diğer bildiriler de radyodan okundu. Milli Güvenlik Konseyi'nin ( MGK ) 2 numaralı bildirisinde, Sıkıyönetim Komutanlıklarına yapılan atamalar açıklandı.

Bildiride, "Sıkıyönetim Komutanlıklarının, ülkede devlet otoritesinin tesisi, asayiş, emniyet, huzur, can ve mal  güvenliğinin sağlanması için, lüzum görecekleri her türlü tertip ve tedbiri almaya yetkili kılındıkları" belirtildi, "vatandaşlardan alınan kararlara ve yayınlanacak bildirilere titizlikle uymaları" istendi.

MGK'nın 2 numaralı bildirisi şöyle:


1. 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Necdet ÜRUĞ, İstanbul ili Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
      2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Bedrettin DEMİREL,  Konya , Niğde, Kayseri , Nevşehir, Yozgat illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
      3'üncü Ordu Komutanı Orgeneral Selahattin DEMİRCİOĞLU, Erzincan, Gümüşhane, Giresun, Trabzon, Rize, Ordu, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Samsun, Sinop illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
      Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Süreyya YÜKSEL, İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Denizli, Muğla, Isparta, Burdur, Antalya illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
      Donanma Komutanı Koramiral Nejat SERİM, Kocaeli, Bursa , Bilecik, Sakarya, Bolu, Zonguldak illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       2'nci Kolordu Komutanı Korgeneral  Hüsnü ÇELENKLER, Çanakkale, Balıkesir illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       4'üncü Kolordu Komutanı Korgeneral  Recep O. ERGUN,  Ankara , Çankırı, Kastamonu illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       5'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Adnan DOĞU, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       6'ncı Kolordu Komutanı Korgeneral Nevzat BÖLÜGİRAY, Adana , Mersin , Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep , Hatay illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       7'nci Kolordu Komutanı Korgeneral Kemal YAMAK, Diyarbakır , Urfa , Mardin, Siirt, Hakkari,Van illeri Sıkıyönetim  Komutanlığı'na,
       9'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin CAMBAZOĞLU, Erzurum , Ağrı, Kars , Artvin illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
       1'inci Taktik Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Tevfik ALPASLAN, Eskişehir , Kütahya, Afyon illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'na,
atanmışlardır.

2. Sıkıyönetim Komutanlıkları, ülkede Devlet otoritesinin tesisi, asayiş, emniyet, huzur, can ve mal  güvenliğinin sağlanması için, lüzum görecekleri her türlü tertip ve tedbiri almaya yetkili kılınmışlardır.

3. Bütün vatandaşlar, ülkede Devlet otoritesinin tesisi, asayiş, emniyet, huzur, can ve mal  güvenliğinin kısa sürede sağlanması için, Sıkıyönetim Komutanlıklarının aldığı veya alacağı  kararlara, tedbirlere ve yayınlanacak bildirilere titizlikle uyacaklardır.
Milli Güvenlik Konseyi

MGK'NIN 3 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)

12 Eylül'de radyodan okunan Milli Güvenlik Konseyi'nin ( MGK ) 3 numaralı bildirisinde, gıda ve sağlık hizmetleri konusunda açıklamalar yer aldı.

MGK'nın 3 numaralı bildirisi şöyle:
1. Kuruluşunda belediye teşkilatı bulunan tüm yerleşme merkezlerinde vatandaşların birlik, düzen ve sağlığının korunmasından birinci derecede belediyeler sorumludur.
2. Vatandaşların zaruri ihtiyaçlarını teşkil  eden gıda maddelerinin satışı, elektrik, su, havagazı ve toplu taşıma hizmetleri ile sağlık  ve temizlik faaliyetleri düzenli bir şekilde yürütülecek, itfaiye ekipleri teçhizat ve personeli ile her an görev alacak tarzda hazır bulunacaktır.  Belirtilen faaliyet sahalarında çalışan görevli ve hizmetliler ile müessese amirleri sokağa çıkma yasağı süresi içinde sıkıyönetim veya garnizon komutanlıklarından izin belgesi alarak çalışmaya devam edeceklerdir.

3. Özellikle bütün fırınlar ve un fabrikaları tam kapasite ile çalışacak ve halkın ekmek ihtiyacını karşılayacaklardır. Bu sahada hizmet veren vatandaşlara gerekli izin belgeleri sıkıyönetim komutanlıkları veya garnizon komutanlıklarınca verilecektir.

4. Gıda maddelerinin satışlarında paniğe ve istifçiliğe fırsat verilmeyecektir.

5. Belediyelerde ve diğer sağlık  kuruluşlarında çalışan bütün sağlık personeli görev yerlerinde bulunacak,acil durumlarda vatandaşlar hasta tahliyesi için belediye tabipliklerine başvuracaklardır.

6. Gıda ve yakacak gibi  halkın zaruri ihtiyaç maddelerini taşımakla görevli ve özel kara, deniz ulaştırma araçları,şehirlerarası  ve şehir içi nakliyatında sokağa çıkma yasağı süreleri içinde  de normal seferlerini yapabileceklerdir. Bu gibi araçlar için garnizon  komutanlıkları  gereken müsaadeyi vereceklerdir.

7. Askeri servis araçları günlük seferlerine normal şekilde devam edeceklerdir.   
Bütün vatandaşlarımın görevlilere yardımcı olmalarını beklerim.
Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli
Güvenlik Konseyi Başkanı

MGK'NIN 4 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)


12 Eylül'de radyodan okunan  4 numaralı bildiride, Milli Güvenlik Konseyi'nin ( MGK ) kimlerden oluştuğu açıklandı.

MGK'nın 4 numaralı bildirisi şöyle:

1. Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içerisinde ve emirle yerine getirme kararı almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuş olan Milli Güvenlik Konseyi :

BAŞKAN  : Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan EVREN
ÜYE         : Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral  Nurettin ERSİN
ÜYE         : Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin ŞAHİNKAYA
ÜYE         : Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat TÜMER
ÜYE         : Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat CELASUN'dan teşekkül etmiştir

2. Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği'ne Orgeneral Haydar SALTIK atanmıştır.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli
Güvenlik Konseyi Başkanı

MGK'NIN 5 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)

12 Eylül'de radyodan okunan Milli Güvenlik Konseyi'nin ( MGK ) 5 numaralı bildirisinde,  ulaşım ve haberleşme konularında alınan önlemlere yer verildi.

MGK'nın 5 numaralı bildirisi şöyle:

1. Bütün hava ve deniz limanları ile hudut kapıları çıkışa kapatılmıştır. Ancak, Trakya'dan yurtdışına kara ve hava yolu ile çıkacak yurtdışında çalışan  işçi ve yabancı turistler çıkış yapabileceklerdir.

2. Yabancı bandıralı gemilerin boğazlardan geçişi devam edecektir.

3. Yurtiçi tarifeli sefer halinde bulunan kara, hava, deniz ve demiryolu araçlarının son duraklarına kadar seyirleri kontrollü olarak devam edecektir.

4. Transit geçen yabancı uçak ve gemiler seyirlerine devam edeceklerdir.

5. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da pasavanla geçişler yasaklanmıştır.

6. Meskun bölgelere giriş ve çıkışlar, sıkıyönetim komutanlıklarının denetimi altına alınmıştır. Trafiğe devam mecburiyeti olan araçlar, belli güzergahlardan kontrollü  olarak sevk edileceklerdir. 

7. Dışişleri Bakanlığı ile yabancı elçilik ve yetki verilmiş yabancı temsilcilikler hariç ikinci bir emre kadar yurtdışı ile telsiz haberleşmesi yasaklanmıştır.

8. PTT'nin ülkelerarası ve şehirlerarası haberleşme servisleri kontrol altında faaliyetine devam etmektedir. Resmi ve acil olmayan irtibat istekleri karşılanmayacaktır.

9. Deniz, kara ve demiryolları , Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve Türk Hava Yolları'nın seyrüsefer yardımcı cihazlarının ulaşım emniyeti maksadıyla kullanılmasına ve çalıştırılmasına devam edilecektir.

10. İhtiyaç duyulan diğer sistem ve devrelerin tekrar hizmete sokulması,sıkıyönetim komutanlıklarının müsaadesi ile olacaktır.

11. Bütün vatandaşların belirtilen esaslar çerçevesinde görevlilere yardımcı olmalarını rica ederim.
Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli
Güvenlik Konseyi Başkanı

Milli Güvenlik Konseyi'nin 6 Numaralı bildirisi şöyle:

EVREN'İN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NE YAYINLADIĞI MESAJ...
(12 Eylül 1980)

Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren, 12 Eylül Bildirisinin radyoda okunmasından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bir mesaj yayınladı.

Kahraman Silah Arkadaşlarım,

Türkiye Cumhuriyeti'nin ülke bütünlüğü ile ulusal birlik ve beraberliğinin maruz kaldığı hayati tehlike karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri kendisine İç Hizmet Yasası ile verilmiş olan tarihi gö-revini, ulusunun büyük çoğunluğunun ümit ve özlemle beklediği doğrultuda, üstün disiplin anlayışı, sınırsız yurt ve ulus sevgisi, bilinçli bir kararlılık ve yakana ifa ederek, yönetime el koymuş ve tüm ülkede, kısa sürede tam ve kesin kontrolü sağlamış bulunmaktadır.

Ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların yarattığı sayısız bunalımlar, ulusal varlığımıza kastederken, bu tarihi karara başvurulmasaydı, Ulu Atatürk'ün kutsal emanetleri ve ilkeleri sapık ideolo-jilerin kölesi olacak ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurduna geleneksel ve sınırsız bağlılığı, eşsiz kahramanlık ve fedakarlığı, şanlı tarihinin ve ulusunun önünde bu felaketin ağır vebali altında kalacaktı.

Aziz Silah Arkadaşlarım,

Sizlere, üstün gayret ve feragatle yürüttüğünüz hizmetlerinizin yanında, Yüce Türk Ulusunun refah ve mutluluğunun sağlanması için anarşi, terör, bölücülük ve komünist, faşist, fanatik dinsel ideolojilerle mücadelede başarılı olacağınıza kesin inanç beslediğim tarihi ve şerefli bir sorumluluk tevdi ediyorum.

Gücünüzü, Aziz Türk Ulusunun vefa dolu kalbinde sizler için yaşattığı büyük güven ve gururdan, damarlarınızda yurt sevgisiyle alevlenen asil kandan ve bayrağınızla birlikte ebediyete kadar gö-türmeye and içtiğimiz Atatürk ilkelerinden alacaksınız.

Ülkemizin geçirdiği felaketli ve bunalımlı dönemlerde, ulusu-muzun daima en ‘büyük destek ve güvenine mazhar olan şahsi çıkar ve ikbal hırsından uzak yüksek feragat ve fedakarlığınız, üstün disiplin anlayışınız, sonsuz çalışma ve başarma azminiz, vakur ve bilinçli hizmet aşkınız, Türkiye Cumhuriyetinin Atatürk ilkeleri doğrultusunda ebediyete kadar hür ve bağımsız yaşatılmasında en kutsal ülkünüz olacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün mensuplarının, geçmişte olduğu gibi bugün de emir komuta zinciri içinde alacakları görevleri üstün disiplin ruhu ve vatanseverlik duyguları ile güçlerini de aşan gayretle ifa etmelerini, her türlü kışkırtıcı faaliyete karşı kendilerinden beklenen olgunluk ve soğukkanlılığı göstermelerini, yüce ulusumuzun nazarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sahip olduğu saygınlığı zedeleyici söz ve davranışlardan kaçınmalarını, iç ve dış tehditlere karşı daima uyanık ve hazır bulunmalarını rica ederim.

MGK'NIN 7 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)

Radyodan okunan 7 numaralı bildiride, siyasi parti faaliyetlerinin yasaklandığı, DİSK ve MİSK ile bu kuruluşlara bağlı sendikaların faaliyetlerinin durdurulduğu açıklandı.

MGK'nın 7 numaralı bildirisi şöyle:

1) Siyasi parti faaliyetleri yasaklanmıştır. Parti bina ve tesisleri sıkıyöne-tim ve garnizon komutanlıklarınca emniyet ve kontrol altına alınacaktır.

2) Kamu düzeni ve genel asayiş gereği olarak DİSK, MİSK ve bunlara bağlı sendikaların faaliyetleri durdurulmuştur.

Bu kuruluşların yöneticileri Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvencesi altına alınmıştır.

3) Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay hariç diğer bütün derneklerin faaliyetleri durdurulmuştur.

4) Bu hafta sonu yapılacak bütün spor faaliyetleri yasaklanmıştır. Durum ve şartlara göre sıkıyönetim ve garnizon komutanlıklarınca spor faali-yetlerine bilahare izin verilecektir.

5) Bankaların faaliyetleri ikinci bir emre kadar durdurulmuştur. Güvenlik-leri sıkıyönetim ve garnizon komutanlıklarınca sağlanacaktır.
Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı

MGK'NIN 8 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)


Radyodan okunan 8 numaralı bildiride, devlet memurlarının emeklilik işlemleri ikinci bir emre kadar durduruldu.

MGK'nın 8 numaralı bildirisi şöyle:
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, devlet dairelerinde, belediyeler ve KİT'lerde, özerk devlet kuruluşlarında çalışan tüm memur, sözleşmeli ve ücretli personelin emeklilik, istifa ve işten ayrılmaları ile yeniden yapılacak atamalar ikinci bir emre kadar dur-durulmuştur. Bu hususlar işlemi tamamlanmış personele tebliğ edilmiyecektir.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı

MGK'NIN 9 NUMARALI BİLDİRİSİ...
(12 Eylül 1980)

Radyodan okunan 9 numaralı bildiride, Emniyet teşkilatı Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlandı. 

MGK'nın 9 numaralı bildirisi şöyle:

1) Emniyet Genel Müdürlüğü tüm teşkilatı ile birlikte 12 Eylül 1980 Cuma gününden itibaren Jandarma Genel Komutanlığının emir ve kuruluşuna verilmiştir.

2) Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı uhdesinde kalmak üzere; Korgeneral Hayrettin Tulunay atanmıştır.
 

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı

12 Eylül Dönemi Sıkıyönetim

12 Eylül'de tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi.

12 Eylül 1980 tarihinden önce, 26 Aralık 1978 'de Kahramanmaraş olayları nedeniyle 13 ilde (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Sivas, Şanlıurfa) sıkıyönetim ilan edilmişti. 13 ilden Sivas (26 Şubat 1980) ve Erzincan'da (20 Nisan 1980) sıkıyönetim daha sonra kaldırılmıştı.

Ancak "yaygın şiddet olayları" nedeniyle 

  • 26 Nisan 1979 : Adıyaman, Diyarbakır , Hakkari, Mardin, Siirt ve Tunceli,
  • 20 Şubat 1980 : Hatay, İzmir,
  • 20 Nisan 1980  : Ağrı

illerinde sıkıyönetim ilan edilmişti.

12 Eylül 1980'e gelindiğinde 19 ilde sıkıyönetim uygulanıyordu.

12 Eylül'de diğer illerde de (48 il) sıkıyönetim ilan edildi. Uygulama, 19 Mart 1984 tarihinden başlayarak aşama aşama 19 Temmuz 1987 tarihine kadar tüm illerden kaldırıldı. 
 

Tarihlere göre sıkıyönetim uygulamasının kaldırılması:

  • 19 MART 1984      : Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Muş, Sinop
  • 19 TEMMUZ 1984  : Afyon, Amasya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çorum, Muğla, Nevşehir, Niğde, Rize, Sakarya, Tekirdağ, Yozgat
  • 19 KASIM 1984     : Denizli, Giresun, Kayseri , Konya , Manisa, Uşak
  • 19 MART 1985      : Antalya , Bursa , Eskişehir , Hakkari, İçel, Kocaeli, Malatya , Kahramanmaraş, Samsun , Sivas , Tokat, Zonguldak
  • 19 TEMMUZ 1985  : Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, İzmir, Ordu
  • 19 EYLÜL 1985     : Trabzon
  • 19 KASIM 1985     : Adana , Adıyaman, Ağrı, Erzurum , Gaziantep , Hatay, İstanbul, Kars
  • 19 MART 1986      : Bingöl, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa
  • 19 MART 1987      : Van
  • 19 TEMMUZ 1987  :  Diyarbakır , Mardin, Siirt

12 EYLÜL DÖNEMİNİN İDAMLARI.....

12 Eylül'den sonra kurulan sıkıyönetim mahkemeleri üst üste idam kararları vermeye başlarken, 1972'den beri fiilen uygulanmayan idam cezaları da hızla infaz edilmeye başlandı. Politik eylemleri nedeniyle hüküm alanların yanı sıra adi hükümlülerin infazları da gerçekleştirildi. 

1980-84 yılları arasında 50 kişi idam edildi. Bunların 18'i sol, 8'i sağ görüşlü ve 23'ü de adli suçtan hükümlüydü. Ölüm cezası infaz edilenlerden biri ASALA adlı Ermeni terör örgütü mensubu Levon Ekmekçiyan idi. (Esenboğa Olayı 1982)

Yönetim, idam cezalarının infazında ısrarlıydı. Kenan Evren 3 Ekim 1984'te Muş'ta yaptığı konuşmada “Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz?” diyor ve bu sözü uzun yıllar belleklerde yer ediyordu.

12 Eylül döneminde sıkıyönetim askeri mahkemelerince 517 sanığa idam cezası verildi. Askeri Yargıtay'ın onayladığı idam kararlarının sayısı 124 oldu. Bunlardan, MGK'nın onayladığı ve onay sonrası hemen infazı yapılan 50'si dışındakiler için cezalar fiilen müebbet hapse dönüştü.

Ölüm cezalarının infazlarına ilişkin onama kararları,

  • 12 Eylül 1980 - 25 Ekim1981 arası Milli Güvenlik Konseyi döneminde,
  • 25 Ekim 1981 - 14 Ekim 1983 arası Danışma Meclisi döneminde,
  • 6 Kasım 1983 sonrası TBMM döneminde

    verilmiştir. 

Türkiye'de 1984 tarihinden bu yana ölüm cezaları uygulanmıyor. 

12 Eylül döneminde ölüm cezası infaz edilenler şöyle:
 

Adı Soyadı

Tarih

Yer

Necdet Adalı (sol görüşlü)

7 Ekim 1980

Ankara

Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü)

7 Ekim 1980

Ankara

Serdar Soyergin (sol görüşlü)

25 Ekim 1980

Adana

Erdal Eren (sol görüşlü)

13 Aralık 1980

Ankara

Cevdet Karakaş (sağ görüşlü)

4 Haziran 1981

Elazığ

Veysel Güney (sol görüşlü)

10 Haziran 1981

Gaziantep

Ahmet Saner (sol görüşlü)

25 Haziran 1981

İstanbul

Kadir Tandoğan (sol görüşlü)

25 Haziran 1981

İstanbul

Mustafa Özenç (sol görüşlü)

20 Ağustos 1981

Adana

İsmet Şahin (sağ görüşlü)

20 Ağustos 1981

İstanbul

Seyit Konuk (sol görüşlü)

13 Mart 1982

İzmir

İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü)

13 Mart 1982

İzmir

Necati Vardar (sol görüşlü)

13 Mart 1982

İzmir

Fikri Arıkan (sağ görüşlü)

27 Mart 1982

Ankara

Sabri Altay (adli suçlu)

23 Nisan 1982

Adapazarı

Cengiz Baktemur (sağ görüşlü)

30 Nisan 1982

Elazığ

Şahabettin Ovalı (adli suçlu)

12 Haziran 1982

Sinop

Ednan Kavaklı (adli suçlu)

18 Haziran 1982

Ankara

Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü)

13 Ağustos 1982

Ankara

Veli Acar (adli suçlu)

13 Ağustos 1982

Isparta

Eşref Özcan (adli suçlu)

19 Ağustos 1982

Kayseri

Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu)

29 Aralık 1982

Afyon

Kazım Ergun (adli suçlu)

29 Aralık 1982

Akşehir

Muzaffer Öner (adli suçlu)

29 Aralık 1982

Amasya

Adem Özkan (adli suçlu)

13 Ocak 1983

Balıkesir

Hüseyin Çaylı (adli suçlu)

13 Ocak 1983

Afyon

Osman Demiroğlu (adli suçlu)

13 Ocak 1983

Isparta

Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu)

22 Ocak 1983

Akşehir

Ali Aktaş (siyasi)

23 Ocak 1983

Adana

Duran Bircan (adli suçlu)

23 Ocak 1983

Denizli

Levon Ekmekçiyan (Asala)

28 Ocak 1983

Ankara

Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü)

29 Ocak 1983

İzmit

Ömer Yazgan (sol görüşlü)

29 Ocak 1983

İzmit

Erdoğan Yazgan (sol görüşlü)

29 Ocak 1983

İzmit

Mehmet Kambur (sol görüşlü)

29 Ocak 1983

İzmit

Ahmet Kerse (adli suçlu)

30 Ocak 1983

Gaziantep

Rıdvan Karaköse (adli suçlu)

5 Şubat 1983

Akşehir

Cavit Karaköse (adli suçlu) 

5 Şubat 1983

Akşehir

Süleyman Karaköse (adli suçlu) 

5 Şubat 1983

Akşehir

Fatih Laçinligil (adli suçlu)

24 Şubat 1983

Keşan

Faik Görünmez (adli suçlu)

24 Şubat 1983

Kilis

Mustafa Başaran (adli suçlu) 

30 Mart 1983

Edirne

Hüseyin Üye (adli suçlu)

30 Mart 1983

Nazilli

Şener Yiğit (adli suçlu)

20 Nisan 1983

Isparta

Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu)

20 Nisan 1983

Ordu

Abdülaziz Kılıç (adli suçlu)

26 Mayıs 1983

Edirne

Halil Esendağ (sağ görüşlü)

5 Haziran 1983

İzmir

Selçuk Duracık (sağ görüşlü)

5 Haziran 1983

İzmir

İlyas Has (sol görüşlü)

6 Ekim 1984

İzmir

Hıdır Aslan (sol görüşlü)

24 Ekim 1984

İzmir